Image Alt

Blog

“Benim varlığım çocuğum için daha güvenli” diye düşünen anneler, aslında çocuk için hiçbir ayrılık süresine izin vermeyerek, çocuklarının ayrılıklara direnç göstermesine yol açarlar. Tabii ki anneler bunu bilinç dışı, farkında olmadan yapar.  Anne her durumda çocuk için karar verip yapabileceği her işi ve sorumluluğu kendisi üstlenir. Böylece çocuğun kendi başına karar verebilme ve sorumluluk geliştirme yetisinin gelişimine engel olur.  “Ayrışamayan çocuk yoktur, ayrılamayan anne vardır!” Sonuç olarak bu tarz yetişen çocuklar annesiz yaşamakta zorlanır ve zamanla anneye bağımlı, dış dünyaya korkuyla bakan kaygılı çocuklara dönüşürler. 

 

Anneye aşırı bağımlı olan çocuklarda ne gibi davranışlar gözlenir?

Bağımlı çocuk annesinin eteğinden ayrılmaz, annenin tuvalete gitmesine bile dayanamaz, kısa süreli de olsa yalnız kalamaz, güvensiz ve ürkek davranır, yaşıtlarıyla ilişki kurmakta zorlanır, sürekli ağlayan, mızıldanan bir çocuk haline gelir. Bunların bir sonucu olarak okula gitmek istemez. Gittiğinde de annesi hep yanında olsun ister. Sanki annesi onu bırakıp gidecekmiş ve bir daha gelmeyecekmiş kaygısı ve korkusu yaşar. Gelecekte daha pasif ve takipçi ve lider özellikleri zayıf çocuklar olabilirler.

Bu konuda anneler nasıl davranmalı?

Çocuğun bebeklik sürecinde temel güven duygusunu kazanması çok önemli. Temel güven duyusunu kazandıktan sonra 1,5 yaşından itibaren çocuklar, bazı işleri kendi başlarına yapmak isterler ve bu konuda ısrarcı davranır. Biz buna benmerkezci süreç diyoruz. Bu dönemde çocuklar etrafındaki kişileri bir eşya gibi görür. İsteklerinin ve ihtiyaçlarının karşılanmasını beklerler. Bu gelişimin bir parçasıdır. Fakat ebeveyn kendinin de ihtiyaçları olduğunu çocuğuna anlatmalıdır. Örneğin “Evet, sen benimle oynamak istiyorsun.  Şimdi benim de karnım acıktı. Yemeğimi yiyeyim oynayalım.” gibi bir yaklaşımla çocuğa kendi istek ve ihtiyaçları olacağını belirtmelidir. Bu tür ifadeler ayrışmanın olmazsa olmazıdır diyebiliriz. Ayrıca yaşına uygun olarak çocuğun bazı işleri kendi başına yapması için fırsat tanımak ve çocuğu bu konuda desteklemek de gerekir. Örneğin 14-16 aylarındaki bir çocuk parmaklarını kullanarak kendini besleyebilir. 20-24 ayları arasında tabak, çatal, bardak, kaşık kullanabilir. Yeleğini, hırkasını yardımsız çıkarabilir. Bu becerilere sahip olan bir çocuğa, işlerini kendi başına yapması konusunda izin vermez, aksine her şeyin sorumluluğunu biz alırsak çocuğumuzun özgüven geliştirmesini engelleyerek çocuğumuza en büyük haksızlığı biz yapmış oluruz.

Uzman Psikolog Nilüfer ÖZKAN

Çocuk ve Ergen Psikoloğu, Oyun Terapisti